Ana sayfa 2015 Türk STK’ları Çeşitlendirilmeli ve Güçlendirilmeli

Türk STK’ları Çeşitlendirilmeli ve Güçlendirilmeli

215
0
PAYLAŞ

23 Nisan Kosova Türkleri Milli Bayramı çerçevesinde dün (20.04.2015) “Sivil Toplum Kuruluşların Rolü” konulu panel düzenlendi. 2 saat kadar süren toplantıda Türk Topluluğunun sivil örgütlenmesinde eksiklikler olduğuna işaret edilirken daha etkili oluşumlara ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

Esin Muzbeg moderatörlüğünde düzenlenen panelin ilk bölümünde Filiz Taşkıran ve Sezer Hoti sunumlarını yaptı.
STK’ların işlevleri, rolü ve yerine genel bir bakış getiren Filiz Taşkıran, STK’ların siyaset ve kamuya etkisinden de genişçe söz etti. STK’ların örgütlenme şekillerine de değinen Taşkıran, toplumsal ve sosyal hayatta vazgeçilmez çalışmalara imza attıklarına işaret etti.

Sezer Hoti ise STK’ların finans kaynaklarından genişçe söz etti. Modern toplumlarda STK’ların kimler tarafından ve nasıl desteklendiğine işaret eden Hoti, Kosova’da STK’ların özkaynaklar (aidatlar) yanı sıra bu desteklerin merkezi hükümet, yerel yönetimler, özel şirketler ve uluslar arası kurum ve kuruluşlar tarafından sağlandığını belirtti.

“Sivil Toplum Kuruluşların Rolü” konulu panelin ikinci bölümünde Prizren’de faaliyetlerini sürdüren dernekler temsilciler konuyla ilgili görüşlerini ortaya attı.

Türk derneklerinin Türk varlığının yaşatılmasında önemli bir rol oynadığına işaret eden konuşmacılar, derneklerimizin hedef ve amaçlarını belirleyerek daha güçlüce varlığımızın yaşatılmasına katkı sunması gereğine vurgu yapıldı.

Türk Topluluğu olarak sivil toplum faaliyetlerinin yetersiz olduğuna işaret eden konuşmacılar, çalışmaları da yetersiz, alanları dar ve etkisi az olarak değerlendirdiler. Siyaset ve sivil toplum ilişkilerinin ayarının bulunması gereğine işaret eden konuşmacılar, karşılıklı etkileşim ve destek bazında daha saygılı bir düzeyde olması gereğini vurguladılar.

Var olan Türk dernekleri dışında modern STK anlayışı çerçevesinde STK’ların da kurulması gereği ileri sürülürken mesleki alanda örgütlenmeler dışında daha uzmansal örgütlenmelere ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

Türk dernekleri sayısının farklı değerlendirildiğine dikkat çekilen panelde, bir kişinin aynı alanda birkaç dernekte yer alması ve siyasilerin veya kamu kurumları yetkililerin sivil toplumda yer alması pratiğine son verilmesi gereğine işaret edildi.

Dernekler arası ilişkilerin daha sıkı olması gereğine işaret edilen konuşmalarda, Türkiye’nin TİKA, Yunus Emre Vakfı gibi kurumlarıyla da ilişkilerin istişareler bazında nitelikli ve ileriye dönük olması gerektiği belirtildi.

Kosova kurum ve kuruluşları tarafından topluluklara ayrılan kaynaklardan Türk Toplumunun ve derneklerinin yeteri yararlanmadığı belirtilirken topluluklara ayrılan finans kaynakların her topluluğa göre kotalar belirlenerek bölüştürülmesi gereğine işaret edildi.

Panelde zaman zaman konu dışı yapılan konuşmalar da oldu. Bu da bu tür toplantıların düzenli bir şekilden yapılmamasından kaynaklandığına işaret edilirken önümüzdeki dönemde farklı konular üzerinde bu ve buna benzer toplantıların yapılmasına ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.